
Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, lisansını alan, mimar ve mühendis odalarına kaydını yaptıranların en devasa, nitelikli, kritik ve özel projelere imza atabildiğini belirterek, ”2011 yılı içerisinde inşallah mimarlık ve mühendislik meslek yasalarını çıkartacağız. Buna bir disiplin getireceğiz” dedi. Bakan Demir, Yapı Denetim Kuruluşları Birliği İstanbul Şubesi‘nce düzenlenen ”Yapı Denetim Paneli”nde yaptığı konuşmada, bugün Japonya’da 8,9 şiddetinde bir deprem meydana geldiğini ve tsunami ile artçı deprem uyarılarının yapıldığını kaydetti. 1999 depreminin de Türkiye’de bir milat olduğunu dile getiren Demir, bu depremde resmi rakamlara göre 17 bin, gayri resmi rakamlara göre çok daha fazla kişinin yaşamını yitirdiğinin belirtildiğini ifade etti. Türkiye’nin bir deprem coğrafyası olduğunu, ülkenin yüzde 95′i üzerindeki kısmının aktif deprem kuşağı içinde bulunduğunu vurgulayan Demir, bugün yapı denetiminde ağırlıklı olarak güvenli yapıyı konuşacaklarını belirtti. Yapı Denetimi Kanununun yaklaşık 10 yıldır Türkiye’de uygulandığını ve 1 Ocak 2011 tarihi itibariyle tüm ülke sathında uygulandığını hatırlatan Demir, şunları söyledi:
”Biz bu 19 ilden 81 vilayete yaygınlaştırırken neyle karşılaştık? 2010 yılının son aylarına gelirken yoğun bir ruhsat müracaatına muhatap oldu, 19 ilin dışındaki illerdeki belediyeler. Birçok belediyenin bana ifade ettikleri, son 5 yılda verdikleri ruhsat kadar 2011 yılına girerken ruhsat verdiler. Yine 2010 yılı içerisinde ruhsat almakla yapı denetimine tabi olmamak için, yapı denetimi kanunu kapsamında denetlenmemek için 4′lü TUS’a (Teknik Uygulama Sorumluluğu) dahil olmak için bir müracaat yığılması yaşadık. 4′lü TUS’tan Yapı Denetimi’ne geçişte insanlarımız niye bu kadar muzdarip? 2011 yılı içerisinde 4′lü TUS’la dahil olup, 2010 yılında alınmış tüm ruhsatları tespit edip, Bayındırlıktaki mühendis arkadaşlarımızla birlikte bu inşaatların yapı denetimlerinin yapıldığı şekliyle, kazısından tutun, beton çelik deneyleri ve diğer raporlar yapıldı mı yapılmadı mı bir bakacağız. Bu bizi hakikaten düşündürdü.”
(daha fazla…)